Bodrum’da Kışın Nerede Yaşanır, Nerede Yaşanmaz?

Bodrum'a Yerleşme Rehberi

Bodrum’a taşınacak insanın karşısındaki ilk engel; “Kışın Bodrum’un neresinde yaşanır?” sorusuna doğru cevabın ancak Bodrum’a taşınıp bir kış geçirdikten sonra ortaya çıkması!

Halbuki ilk kışınızı Bodrum’un neresinde yaşayarak geçireceğiniz önemli bir karar, çünkü bu seçim büyük ihtimalle bütün Bodrum’da yaşama algınızı değiştirecek. Huzurun dozunun fazla kaçtığı bir yere taşınıp birkaç ay sonra kendinizi inek-horoz kısmısıyla sohbet etmeye çalışırken bulabilir, “huzuru buldum ama sevmedim” sloganıyla İstanbul’un kaosunun altın olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Tam tersi de olabilir tabii, Bodrum’un merkezi “büyük şehirden kaçma” beklentilerinizi cevapsız bırakabilir ve kendinizi Datça feribotunda bulabilirsiniz!

Bir saha araştırması: Bodrum’un kışı nasıl?

Bodrum’un neresine yerleşmeliyim?” sorusuna bilirkişi cevapları vermem için henüz çok erken. Ama bu soruyu Bodrum’da yaşayan çok sayıda insana defalarca yönlendirmiş; ev arama sürecini bizzat yaşamış ve sonunda da kendine en uygun cevabı bulmuş biri olarak bütün bu tecrübeleri aktarmamın tam zamanı sanırım.

Öncelikle Bodrum’un kışının nasıl olduğunu kısaca özetleyeyim. Adı üstünde olan Bodrum Merkez, gayet hareketli. Yaz sezonundan farkı, tahmin edilebileceği üzere nüfusun onda bir oranına filan düşmesinin yanı sıra, mekanların yarısından çoğunun kapanması ve şu cıstak müzik sesinin rafa kaldırılması. Şair burada, merkezin hareketli olması huzurun olmadığı anlamına gelmiyor, demek istiyor.

bu #bodrum bu kış iyi #cloudporn yapacak, belli ⛅️

A photo posted by Gokce Devecioglu (@gukte) on

 

Nitekim yaz-kış yaşanan yerlerin çoğu da, merkeze en yakın bölgeler. Bunların bir emlak sitesine girdiğinizde farklı isimler altında göreceğiniz büyük bir kısmı, bana göre aslında merkez sayılması gereken yerler. Bodrum Kalesi’nin Halikarnas’a doğru olan tarafının ucu olan Kumbahçe ve Marina tarafının ucu olan Eskiçeşme gibi. Bunlar hep merkez. Diğerleri ise Bardakçı, Gümbet, Bitez, Torba gibi yaz tatillerimizden bildiğimiz şu en yakın koylar. Rivayete göre buralarda da yaz-kış yaşayan yeterince insan var.

Geri kalan şu “Bodrum’un en sevdiğim denizi” dediğimiz koylar, daha çok yazlık bölgeler. Kışın orda tek tük insan yaşıyor; haliyle açık mekan sayısı da, merkeze toplu ulaşım imkanları da sınırlı hale geliyor. Buralarda yaşayan insanlara “Tam olarak neresinde yaşıyorsun?” sorusunu sorduğumda denize yakın cevaplar yerine “köyün içinde” cevabını alıyorum. Bu da tabi ki “küçük bir sahil kasabasına yerleşmek” hayalinin ilerisine geçen, başka bir hayat tarzı…

Şimdi bu emlak sitesinin semt-mahalle bölümüne ne yazayım, onu söyle…

Aşağıdaki listecik kişisel zevk-renk kriterlerimle ve hayaller-gerçekler yordamıyla hazırlanmış olup; buralarda sık sık duyduğum genellemeleri ve ödünç tecrübeleri içeriyor. “Başlangıç” seviyesinde olup, zaman içinde gelişme ve değişme hakkı bende saklı 🙂

Merkez – Çarşı – Omurça

Bu mahalleler hani şu otogardan aşağı doğru yürüyüp barlar sokağına döndüğünüz civarları; yani ortalama bir tatilciyseniz Bodrum’dan anladığınız alanı ve yukarıya doğru çıkan paralel sokaklarını ifade ediyor. Kışın gayet şehir kıvamında. Her yere ulaşımınız kolay. Yumuşak geçiş için ideal.

Marina – Eskiçeşme – Bardakçı

“Bunlar hep merkez” menümüzün Çarşı’ya doğru dönmek yerine Marina’ya doğru döndüğünüz tarafı. Marina kışın Bodrum’un şu en hareketli, mekanlarının tamamı açık tarafı. Marina’da cadde üzerinde ev bulmak benim kişisel mucizem oldu, aslında bu bölüm restoranlarla dolu olduğu için cadde üzerinde yaşamak çok mümkün değil; ama arkasındaki yürüme mesafesi bölge ideal.

Marina’nın sonuna kadar gidip yukarı doğru çıkan caddeden devam ettiğinizde Bardakçı’ya doğru ilerlemiş oluyorsunuz. Çok yukarı çıkmadan sağınızda yer alan Cafer Paşa Caddesi, tatilci olduğum zamanlardan bu yana en taşınılası bulduğum caddelerden biri. Yaz-kış aynı kıvamda olan caddede çok nefis kahvaltıcılar var. Yoga merkezinden tutun, canlı Jazz dinleyebileceğiniz mekana kadar; lokal bir hayat kurmak isteyenler için ideal. Bu bölgedeki Emsan Sitesi, Bodrum’un en köklü ve en yaz-kış yaşanan sitelerinden biri olarak bana sık sık tavsiye edildi. Çok yakın bir arkadaşım da biraz daha yukarıda yer alan sitelerden Ekol Marina Evleri’nde yaşıyor. Yukarı çıktıkça merkeze arabayla inme, gece dönüşte taksiye binmek gibi yokuşlar söz konusu oluyor ve gece balkondan çevrenize bakınca ışık görme oranınız oldukça düşüyor.

Bana kalırsa, Marina’ya ve Cafer Paşa Caddesi‘ne ne kadar yakın olursanız o kadar iyi; kışlarınız rahat geçer, yazın ise yürüyerek veya bir deniz dolmuşa binerek çabucak Bardakçı koyundaki şezlongunuza yayılabilirsiniz. Mis!

Kumbahçe
Kumbahçe huzuru

Kumbahçe – İçmeler

Halikarnas’tan devam ederken, Zeki Müren Caddesi‘ni geçip Giritli Teyze’ye doğru uzanan bölge, hem merkezde olup hem izole, hem de son derece elit duruşuyla İstanbullu profili için ideal gözüküyor. Bodrum’da ev aramaya başladığımda burada 2-3 tane ev gezmiştim. Halikarnas’ın sokağında dümdüz yukarıda, ama oldukça yukarıda bir konumda yer alıyorlardı ve muhteşem ötesi bir Bodrum-Kos manzarasına sahiplerdi. Kumbahçe’den ilerledikçe İçmeler tarafına doğru çıkmış oluyorsunuz. Burası hem yazın denizin keyfini mutlu mesut çıkarabileceğiniz yer; hem de -gerek varmış gibi- dolmuşla 5 dakikada merkezdesiniz.

happy place diye bisi varsa benimki tam burasi 💙

A photo posted by Gokce Devecioglu (@gukte) on

Bitez

Tanıştırayım: Bitez, bunca yıldır, Bodrum’a taşınınca yaşayacağımı sandığım yer. Sanırım Bodrum’daki ikinci evimin burada olma ihtimali oldukça yüksek. Hem şu aradığımız “sahil kasabası” tadında, hem köy, hem şehirde aradığınız hemen her şeye sahip, hem denizi mü-kem-mel, hem de son derece elit. Sahil şeridinde birbirinden güzel rakı-balıkçılar ve nefis köy kahvaltısı sunan, fiyatları da merkezlere göre çok daha uygun olan şeker yerler var.

Bitez’de sahile yakın, merkezi konumda evler bulabileceğiniz gibi; yukarılara çıktıkça enfes gün batımı manzaralarına sahip dünya kadar site var. Yakın bir arkadaşım bu tepelerdeki evlerden birinde 6 ay kadar yaşamıştı. Arabasız zor diyor. Bodrum’da arabalı marabalı bir hayat istemiyorsanız “denize ne kadar yakın, o kadar iyi” felsefesini benimsemenizde fayda var. Yine arabasız devam edersek, Bitez’in merkeze olan mesafesi dolmuşun çelimsiz hızıyla bile 15 dakika.

Son olarak, geçen Eylül sonunda Bitez’de yaşama provası yaptığım tatilimde, gece 3 civarında otele dönerken adeta tırstığımı belirtmek isterim. Sahildeki tüm o yerler çoktan kapanmış, yürüme yolu kapkaranlık kalmış, ortalıkta köpişlerden başka canlı kalmamıştı. Buna bir de bahsettiğim yerlerin nerdeyse tamamının kışın kapalı olduğunu ekleyin. Selde aldığı hasar da merkeze kıyasla çok daha büyük olunca, benim Bitez hayallerim bir süreliğine yattı. Kışın göbeğinde hem gündüzünü hem gecesini birkaç kez daha deneyimleyip, öyle bakacağız…

Bardakçı- Gümbet

Araya Bitez reklamı aldıktan sonra, Bardakçı güzellememize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Aslında bu başlıkta konumuz Gümbet; ama ev ararken göreceksiniz ki “Bardakçı-Gümbet arası” denen lokasyon oldukça popüler. Böylece ikisi de şehir sayılabilecek Bodrum Merkez ile Gümbet’in ortasına düşmüş oluyorsunuz. Gümbet benim için Bodrum’un en sevimsiz yerlerinden biri. Sanırım bunun altında yıllar yıllaaar önce gece hayatının fazla popüler olmasının etkisi var. O kadar ki geçtiğimiz yaza kadar süpersonik denizine rağmen Gümbet’e adımımı atma gereği duymamıştım. Yeniden gittiğimdeyse yine kargacık burgacık dükkanları ve adım başı sizi içeri çekmeye çalışan ısrarcı esnafıyla aynı derecede antipatik geldi. Yeni sloganımız: Ne kadar Bardakçı, o kadar iyi!

Torba

Torba’nın bu listede yerini almasının nedeni hem merkeze yakın mesafesi, hem de Torba’da yaşayan birkaç kişiyle sohbet etme şansı bulmuş olmam. Umulanın aksine Torba kışın yaşanmayan bir yermiş. Sadece mekanların değil, adeta bakkal çakkalın bile kapanmasının üstüne rüzgarı eklenince; herkes buranın yazlık olduğuna ikna olmuş durumda. 👉 Torba’ya yaptığımız ilk kış çıkartması izlenimleri ise şurada.

Turgutreis

Yine subjektifler subjektifi bir yorumla karşınızdayım: Turgutreis Bodrum değil! Gümbet’ten de ileri seviyedeki şehir kıvamı, üstelik de bu kez yazlık değil kışlık bir şehir tadında olması beni orada evi olan onca arkadaşıma rağmen yıllardır Turgutreis’ten soğutan şey. Tabii tam tersi de mümkün, çorbada hem şehir tuzu hem deniz tuzu olsun derseniz; otogarından Bodrum’un her yerine giden dolmuşlar olması, Gümüşlük denen cennete yakınlığı, kış nüfusuyla yaz nüfusunun aynı kıvamda olması gibi avantajlarıyla tercih edebilirsiniz; ve sanırım hiç de zorluk çekmezsiniz.

arayıp da bulamayanların bilgisine: huzur şu anda gümüşlükte.

A photo posted by Gokce Devecioglu (@gukte) on

Gümüşlük

Bugüne kadar kaç kez “Kariyer hedefim Gümüşlük teyzesi olmak!” tweeti attığımı bilmiyorum. Gümüşlük bana kalırsa Bodrum’un en sahil kasabası, en rakı-balık, en huzur, en kaymak yeri. Gel gör ki kışın Gümüşlük nüfusu bir elin parmağı kadar emekli, diğer elin parmağı kadar sanatçıdan ibaretmiş. Yakın zamanda yine yakın bir arkadaşım Turgutreis’teki evinden Gümüşlük’ün köyüne transfer olacak. Kendisini bol bol stalklayıp her detayı buralara yazacağımdır. 😇

Akyarlar

“Arkadaşım taşınacak” demişken, Bodrum’a yerleşmeye birlikte karar verdiğimiz yakın arkadaşım, merkeze burun kıvırıp Karaincir-Akyarlar arasında ev tuttu. Kasım ayı içerisinde Akyarlar Sardunya Sitesi’ndeki yeni hayatına başlamış olacak, buralar hep detay dolacak.

Sen buralarda ev bak, ben geliyorum…

Şimdilik Bodrum’a taşınma rehberimi başlangıç seviyesinde ve merkezi tutuyorum; geri kalan bölgeleri yaşadıkça birlikte göreceğiz. Bu yazımızı da Bodrum’a taşınmayı düşünüyorsanız, kışın en az 1 kere -mümkünse Aralık dolaylarında- bir gelin, gözlerinizle görün, deneyin klişesiyle bitirmek isteriz…

Gökçe Devecioğlu
Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Onedio'da 'komikli' reklamlar yazıyor. Müziğe, güneşe, kitaplara ve değişime inanıyor. Kahkaha desibeli yüksek insanları seviyor. Hayatı film sanıyor.