Bitez’den Ayrılırken…

Bir Bodrum'a Taşınma Hikayesi
Gökçe Devecioğlu
Bodrumluculuk

Bitez’e taşındığımda, 2016’nın mart ayıydı. Bodrum’daki ilk evimde sadece ilk kışımı geçirdiğimi düşünürsek, burada yaşadığım beş küsür yılın beşi Bitez’de geçti. “Bodrum’da yaşamak” derken kastettiğim ve sevdiğim şeylerin büyük çoğunluğu, hep Bitez hakkında oldu. Bu yüzden, tam da evimden ayrılırken, Bitez’de yaşamanın nasıl bir deneyim olduğu anlatmak; favori rutinlerimizi sayarak buraya yeni taşınanlara / taşınmayı düşünenlere küçük ipuçları bırakmak ve tabii mümkünse biraz duygusal bir veda hakkımı kullanmak istiyorum. 😇

Bitez Hikayemiz

Bitez’deki ilk evimiz, Lavanta Bahçesi Evleri’ndeydi. Bergamut Caddesi’nin tepesinde; her tırmanışımda biraz söylendiğim o yokuş sayesinde Rakı Balkonu’na tüm koyu sığdırabilen; gerisini de pek önemsemeden tuttuğumuz, küçükçe bir ev. Balkonumuzun tam önünde bize komşuluk eden ineklerimizle selamlaşıp, birbirinden muhteşem gün batımı manzaralarına karşı “iyi ki yapmışım” dediğim, Bodrum’daki ilk gerçek evim. 💙

Rakı Balkonu

Yerleşmek için Bitez’i tercih etmemin ilk sebebi; bir yandan merkeze çok yakın olması, bir yandan da şu “sahil kasabası” hissini korumayı başarabilmesiydi. Üstelik Bodrum’un en yeşil bölgelerinden biriydi; içindeki turuncu desenlerle benim için rakipsizdi. 🍊 Tatilci olduğum zamanlarda da en çok Bitez’e gelir; gün batımı saatlerinde üzerimizde ıslak bikinilerle sahil boyunca bir yürüyüş yapar, şu salaş balıkçılardan birinde rakıya otururduk. “Happy place” diye bir şey varsa, benimki tam olarak o histi. Ve yıllar sonra tam olarak o hisse taşınmak, başıma gelen en şanslı şey olabilirdi. 🤗

Bodrum’un yaşam şartları hakkında türlü türlü tecrübeler edinip, ayaklarımız biraz daha yere basmaya başlayınca, tatlı bir tesadüf sonucu Bitez’deki ikinci evimize geçtik. Yokuşsuz, genişçe, sahilde. Evi gezdiğimizde aklımdan geçen ilk şey “Çok Bodrum!” olmuştu; ama şimdi düşününce, sanırım aslında “Çok Bitez!” demek istiyordum. O mandalina ağaçları artık bahçemizdeydi; onların içinde, her şeyin turuncu tonlarında olduğu nefis bir masalın içindeydik. 🧡 Çok sevdiğimiz “komşi”lerimiz vardı, her biri ailemize dönüşen bahçe kedilerimiz vardı; rakı sofralarımız hep upuzun, şöminemiz hep çıtır çıtır ve sıcacıktı. Bu evde çok güzel anılarımız oldu; evlerden ve balkonlardan ayrılmak hep zor, konuyu biliyorsunuz. 😌

Bodrum’daki Üçüncü Evin Hikayesi

Tam da o dönemlerde, büyükşehirlerden Bodrum’a taşınan ailelerin sayısı epey artmış; Bitez Bodrum’a, okullara, özel hastanelere yakın olma avantajıyla en çok tercih edilen bölgelerden biri olmaya başlamıştı. (Emlak ilanlarından al haberi: “Kolejler Bölgesi” diye bir isimleri bile olmuş.) O zamanlar nispeten daha uygun fiyatlı olan bu “Üst Bitez – Alt Konacık” bölgesinde yaşam artık iyiden iyiye kurulurken; sahilde yaşamak hep biraz daha izole, biraz daha sakin kaldı…

Bitez Yalısı

Bizim tercihimiz de tam olarak buydu. Kışın üç-beş kişinin balık tuttuğu, üç-beş mekanın açık kaldığı, kamp sandalyesini çekenlerin kahvesini yudumladığı, herkesin birbirini tanıdığı, sabah yürüyüşü yapanların mutlaka selamlaştığı o sahil yolu bizzat evimizin yoluydu ve bana hala bir “sahil kasabası”nda yaşadığımı hissettiriyordu. 🙏 Babamla her sabah havanın aydınlanmaya başladığı saatlerde çıktığımız uzun Aktur yürüyüşleri ve özel günlere sakladığımız Akvaryum Koyu yürüyüşlerimiz, bana kalırsa başlı başına birer Bitez’de yaşama sebebi. 👍

Bodrum Bitez
Bitez’in sabah güzelliği

Bu saydığım ikili, aynı zamanda Bitez’in denize girmek için ideal yerleri. Yolu düşmemiş olanlar için ufak bir bilgi: Bitez’in uzunca bir mesafe boyunca sığ ilerleyen denizi çocuklu ailelerin favorilerinden olsa da, dere yatağı yakınlarından denize adımınızı attığınızda balçık kıvamını hemen fark edeceksiniz. Bitez sahilin merkez noktası sayılan Lemon Tree’ye doğru ilerlediğinizde bu his yavaş yavaş yok olacak ve deniz gitgide istediğiniz kıvama ulaşacak. Sabahın erken saatleriyse, denizin en güzel saatini çok iyi bilen ve Lemon Tree’nin hemen yanından denize giren emekli amca ekibimiz sizi karşılayacak. 😊

Birkaç mekanlık bir aralık boyunca bu denizin tadını çıkarabilirsiniz; çünkü Gumsal’dan itibaren yeniden sığlaşmaya başlayacak, Bitez’in halk plajı olan Özgür Plaj ile neredeyse ayak bileği seviyesine ulaşacak. Tam oradaki iskeleden, günün ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulan Bodrum Halikarnas Kürek takımı, eminim sizde de insan böyle yaşamalı!” hissi yaratacak. 🚣‍♀️ Aktur’a doğru devam ettiğinizde; sıra sıra gayıklar, balıkçılar ve kahvaltısını bekleyen Bitez kedileri yüzünüze kocaman bir gülümseme konduracak. 😻 Tüm bu sahneler ve tam o noktadan göz göze geleceğiniz gün doğumu manzarası, her sabah herkeslerden önce kalkıp sahile koşma sebebiniz olacak… 🎈

Özgür Plaj’dan Aktur tarafına doğru devam ettiğinizde, Bitez’de tatilci olduğum dönemlerde en çok gittiğim yer olan Sarnıç Beach karşınıza çıkacak. Denize iskeleden girmeyi seviyorsanız, yemek-müzik de güzel olsun, yastıklara yayılıp bütün günü geçireyim diyorsanız; size “beach” önerim hala burası. Yürüyüş yolumuzun devamında, Aktur’un birbirinden tatlı mini koyları ve plajları var; yazlıkçı ruhunu koklamak ve daha sakin bir deniz günü geçirmek için çok sevdiğimiz noktalar. Şimdi karşınızda, yani koyun diğer ucunda; Bitez ile Gümbet arasında saklanan, teknelerin favori duraklarından olan ve karadan da harika bir yürüyüş parkuru ile ulaşılabilen, “Akvaryum” isminin hakkını sonuna kadar veren o müthiş Adaboğazı denizi var…

📌 İlgili Yazı: Bir Başka Akvaryum Koyu

Bitez Akvaryum Koyu
Bitez’in her tonu…

Bitez hakkında en çok gelen sorulara cevap vermeye girişmişken, biraz da mekanlardan bahsedeyim. Sahil boyunca uzanan mekanlar, Bodrum’un çoğu sahil şeridinde olduğu gibi, çoğunlukla oteller veya şu eski usul “turistik” işletmeler. Yani lezzet, servis, ortam, kalabalık gibi konularda seçiciyseniz, pek “havalı” seçenekler bulamayabilirsiniz. Yine de, kışın güneşli hafta sonu günlerinde, kahvaltı için Bitez’den şaşmayanlar kervanına kapılmanızı ısrarla tavsiye ederim; Bodrum’da brunch denince akla gelen ilk koy olabiliriz. ☀️🍳

Ve tabii, eğer Bitez sahilde yaşıyorsanız, artık turist olmadığınız noktadan itibaren, sahildeki tüm mekanlarla en samimisinden birer komşu olacaksınız. 🥰 Mesela, sabah bakkaldan ekmek almış eve yürürken Ali elinize gözleme tutuşturacak. Bazı pazar sabahları da, Lemon Tree’nin meşhur açık büfe kahvaltısına resmen pijamalarınızla gideceksiniz ve nasıl olduğunu anlamadan gündüz rakısına düşeceksiniz! Rakı demişken, hemen yanınız Bitez Balıkçısı; biraz ilerisi Balıkçı İsmet’in Yeri, Bitez sahilinde rakı-balığın en sevdiğim adresi. 👌

Bitez Mekanları
Ve gün batımı yürüyüşlerinin kaçınılmaz sonu!

Bir de Seagull var; açık olduğu aylar boyunca ikinci evim; tek başımaysam, malum gün batımı biralarını hep orada içtim. (Kış sezonunda da, Ambrosia palmiyelerinin altında 🌴🍻) Yazlık favorilerimiz içinde bir de Okaliptus’un gölgesi, salıncakları, turistlerin fotoğrafını çekmeye doyamadığı ve şu yıllaaardır değişmeyen otantik minderleri var. Biraz ilerleyip köşeyi döndüğünüzde, Manuela Hotel’in Temple Bar’ı hep kıpır kıpır; muhtemelen sahnede o bayıldığım Küba gruplarından biri var. 🎶 İçimizdeki bir türlü kurutamadığımız şu “tatilci” ruhu anında hortlasın ve dans pistine buyursunlaar! 💃🕺

Sahilden ara yollara saptığınızda, bu kez daha “lokal” mekanlarımız başlar. İlk taşındığımız yıl bol bol gittiğimiz Büber ve ilk günden bu yana favori kış meyhanemiz olan, insanı eski zamanlara ışınlama gücü ve tabii lezzetiyle kalbimizi çalan Bitez Köftecisi gibi. Lokal demişken; sahilin diğer ucundaki belediye kafemiz, eski ismiyle İskele Kafe (biri oradan hala “İskele Kafe” diye bahsediyorsa yeterince uzun zamandır Bitezli olduğunu anlayabilirsiniz! 😋) yaz-kış hep dolu. Mantısı, çökertme kebabı, uygun fiyatlı balık-gündüz rakısı sofraları hep favorimiz. Kırmızı et seviyorsanız, komşu meyhanemiz Çakır’la da tanışmalısınız. Yeterince gidememiş olsak da, canlı müziğini ve kahkaha seslerini duyduğumuz anda eve geldiğimizi anlarız. 😇

Köyümüze Dönelim…

Bitez’deki lokal hayatımız, evimizin konumu nedeniyle sahil bölgesi ağırlıklı geçti; “şehre inme” anlayışımız ise minik ve tatlı köyümüzden ibaretti. Üstelik kendisi Pınarlı Caddesi gibi harika bir yürüyüş-bisiklet yolu uzaklığında: O kıvrım kıvrım, turuncu-yeşil yoldan her geçişimde Bitez’e en baştan aşık oluyorum, kendisinin bir film seti filan olduğundan şüpheleniyorum! 😍

Bodrum Bitez Köy
Köye yürürken her yanınız fotoğraf karesi!

Günlük ihtiyaçlarımızı sahildeki yol arkadaşımız Pedesa Market kapımıza kadar getirirken, haftada bir kez alışveriş için köye mutlaka uğruyoruz. Sanırım, artık Bitez’de yaşamasak da, özellikle mangal alışverişi rutinimiz hep aynı kalacak. 😇 İstanbul Kasabı gönlümüzün efendisi; bir sonraki durak Bodrum Mezecisi, Çapkın Manav ve Yıldıray’dan rakı peyniri. 🥛 Gelmişken Sabriye’den profiterol de alılım tabii. 🤗 Geçtiğimiz yıllarda Adliye’nin oradaki yeni yerine taşınırken büyüyen Bitez Pazarı biraz pahalıca, ama kabul edelim en iyi kestane de kiraz da kesinlikle orada. 😊

Köyümüzün bizim için anlam ve önemi sadece alışveriş değil tabii. Köy içindeki, çevresindeki, köye çıkan ara yollardaki mekanlar da buraya yerleştiğimizden bu yana hızla gelişti, çok çeşitlendi. Vamos gibi şık ve biraz havalı olanı da var; Bitez Kuru Fasulye gibi yol üzeri gizli efsaneler de. 👌 Klasiklerden Bitez Dondurmacısı, Makarnacı, Mantıcı ve merkezden döndüğümüz gecelerde uğramadan asla geçmediğimiz As Kokoreç; yenilerden Pankery, geçen yaz açılan Kurul, yeni yerine taşındığı gibi köyün havasını bir anda değiştiren Ağaçlı Kadınlar Kahvesi, Bitez Kuruyemiş, Adliye’ye doğru uzandığınızda hamburger favorilerimizden Vula ve çok daha fazlası…

Bitez Köyü
Köyümüz

Sanırım bu kısmı say say bitiremeyeceğim; ama lezzet meraklıları için iki ana başlığı özellikle not düşmek isterim. Birincisi, bahsettiğim ara yollarda saklı bahçeli kahvaltı mekanlarımız, Yalıkavak’ın ünlü kahvaltıcılarını aratmaz tatlılıkta. (Limonatta, Çökelek, Kuytu Bahçe ilk aklıma gelenler) İkincisi ise, az önce Pınarlı Caddesi’nde yanından geçip fark etmediğiniz, tüm zamanların en çok sevdiğim mekanı: Bağarası. 🥰  Bağarası; “eşsiz” tanımını kesinlikle hak eden lezzetleri, samimi atmosferi, samimi ailesi, üçüncü dubleleri şenlendiren fıkralarıyla; hep en uzun masalarımıza ve en güzel anılarımıza ev sahipliği yaptı. Bitez’e “ev” derken, kastettiğim çok şeyden biri de orası. ❤️

Bitez’den Ayrılırken…

Sizi mekan isimlerine boğduysam affola; biraz bizden sonraki Bitezli nesillere (ve sıkça gelen sorulara) küçük ipuçları bırakmak istediğimden, biraz da yazdıkça pandemi döneminde hepsini ne kadar özlediğimi fark ettiğimden. 😌 Bitez’in her şeyini bu kadar çok seviyor ve resmen bakarken özlüyorken, neden yine Bitez’de bir ev tutmadın derseniz; tam da buradan, yine pandemi döneminden devam etmeliyiz…

Rakı Bahçe’mizden ayrılmak zorunda kalıp, pandemi emlak çılgınlığının ortasında yeni bir ev arayışına girdiğimizde, lokasyon olarak ilk tercihimiz yine Bitez sahiliydi. Çok aramış olmamıza rağmen bulamamamızın ilk sebebi, sahil bölgesinde zaten çok az ev çıkması ve genellikle sezonluk olarak kiralanmaları. 😏 İkinci sebep ise, Bodrum’un diğer bölgelerindeki muadil evlere göre çook pahalı olmaları. Bitez, gözlemlerimize göre, Bodrum’un en pahalı bölgesi haline gelmiş; üstelik sahil şeridinden çıkıp, köye doğru uzandığınızda da bu durum pek değişmiyor. Bunun sebebi muhtemelen, yazının başında bahsettiğim gibi, büyükşehirden göç edenlerin nokta atışı talebi. Yani anlaşılabilir. Anlaşamadığımız şey ise; bunca talebe, ilgiye ve “lüks” tanımına denk gelen fiyatlara rağmen, Bitez’in bir türlü Bodrum’un “bakımlı” bölgelerinden biri olmaması; her kış inşaat çilesiyle, meşhur elektrik kesintileriyle, bir türlü iflah olmayan altyapı eksiklikleriyle insanın sabrını zorlaması. 😕

Bodrum Altyapı
Bitez’in Instagram diyarlarında karşınıza çıkmayacak yanı

Kısa özet: Bitez’e geldiğimiz ilk yıl, sahil yolu yenileniyordu. Tek bir adım atmak bile epey efor istiyor, sokak lambaları yanmıyor, vinçler havalarda uçuşuyor; kısaca sahil şeridi iptal olmuş gibi görünüyordu. Tüm kış süren çalışmalar bittiğinde harika bir yürüyüş yolumuz oldu; derken sonraki kış, bu kez köy içinden itibaren, dere ıslah çalışmaları başladı. Bitez’i uzaktan tanısanız bile bunu mutlaka bilirsiniz: “Bodrum’da Sel” haberlerinin her zaman başrolündeyiz! Evimizde bizzat çılgın bir sel macerası geçirdiğimizden (hikayesi şurada) tabii ki yapılan çalışmalar bizi mutlu etmişti, ama 2 ay içinde biteceği belirtilmişken bütüün kış sürdü; başta köy esnafı olmak üzere hepimizin hayatını ciddi anlamda olumsuz etkiledi. 😞

Bu kış ise (asla boş geçmiyoruz) elektrik altyapısı yenilemesine girişildi. Öncekilerden farklı olarak, bu yılı pandemi nedeniyle tam zamanlı olarak evde geçirdiğimizden, tam da bahçe kapımızın önünde gelişen inşaatlar her zamankinden de fazla katlanılmaz hale geldi. Her yanımız kazı, çukur, çamur, toprak, toz, gürültü; her günümüz ya elektrik, ya su, ya internet kesintisi. 😳 Bodrum böyle bir yer; yaz turistlerinin hiç görmediği böyle bir yüzü var. Her kış inşaat kamyonları dört bir yanınızı sarıyor ve deadline olarak ilk cruise’un düşeceği, sezonun resmen açılmış sayılacağı o zamanı belirliyorlar!

Ev aradığımız aylar tam da bu döneme denk geldi. Gezdiğimiz tüm o pahalı evlere çukurlardan atlaya zıplaya girerken; Bodrum’daki fiyatların “ev”den ibaret olmadığı fikrini de sorgulamaya başlamıştık: Bahsettiğimiz şey gerçekten bu hayat tarzı mıydı? 🤦‍♀️ Alışıktık, idare ediyorduk, çünkü çok seviyorduk; ama örneğin Kumbahçe’de gezdiğimiz evlerden Bitez’e her döndüğümüzde aradaki uçuruma en baştan şaşırıyorduk. Eski ofisimiz Kumbahçe’de olduğundan konuyu çok iyi biliyor (az önce bahsettiğim cruise’lar, Zeki Müren Müzesi ve çok daha fazlası) ve bu güzel mahallenin biraz da “torpilli” olduğunu düşünüyorduk. 😇 Hikayenin sonunda bizi nihayet heyecanlandırabilen tek ev de Kumbahçe’de çıkınca, sevgilimiz Bitez’den ayrılmaya ikna olduk…

Bodrum
çok kalpler bırakarak

Tam 5 yıl sonra, yine mart ayının ilk günlerinde, Rakı Bahçe’mizi kapadık. 😌

Yukarıda size say say bitiremediğim, Bitez hakkında çok sevdiğimiz şeylerle vedalaşmadık. Başa dönersek; Bitez, merkeze çok yakın. 😇 Ayrılmak diyorum ama, ailemi de zamanında Bitez’e yerleştirmiş olmamın avantajıyla, bir ayağımın her zaman orada olacağına güveniyorum. 🙏

Ve bizi yer yer çok zorlayan yanlarına rağmen, bu zamana kadar Bodrum’daki evim olan bu küçük koyda yaşamayı çok özleyeceğimi biliyorum. 🧡

Eğer Bitez’de gönlünüze ve bütçenize göre bir ev bulmayı başardıysanız, çok şanslısınız. Umarım tadını bizim kadar çıkarır ve turuncu gün batımlarında, sahildeki mavi masalardan bize de bir cheers yollarsınız. 🥛

Şimdilik hoşça kal Bitez, yine karşılaşacağız. 😉

Gökçe Devecioğlu
Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Reklam, seyahat ve blog yazarı. 5 yıldır Bodrum'da yaşıyor, Bodrum hakkında yazıyor. Müziğe, güneşe, kitaplara ve değişime inanıyor. Kahkaha desibeli yüksek insanları seviyor. Hayatı film sanıyor.