Bodrum’un Kışı Daha Güzel

Bir Bodrum'a Taşınma Hikayesi
Gökçe Devecioğlu
Bodrumluculuk

Bodrum’da yaşayan hemen hemen herkesten duyabileceğiniz efsane bir cümle var; “Bodrum’un kışı daha güzel” diyorlar. 😳

Bodrum’a taşınmadan önce, üstelik de buraya Mart’ta, Kasım’da, hatta Ocak’ta gelmiş ortalama üzeri bir tatilci olduğum halde, bu cümleyle neyi kastettiklerini tam olarak anlayamıyor; hatta itiraf ediyorum, biraz şımarıklık olarak görüyordum. Yazın biz İstanbul neminde, her gün önünden geçip giremediğimiz denize karşı acılar çekerken; siz her gün yüzme, her akşam denize sıfır rakı sofraları kurma lüksüne sahipsiniz, ama ortalık biraz kalabalıklaştı diye tüm yaz Bodrum’da olma ayrıcalığını küçümseyecek misiniz, diye düşünüyordum. 😣

Bugün, sezonun bir türlü açılamadığı yağmurlu ve bol huzurlu bir haziran günü, Bodrum’da ilk kışımı “atlatmış” olmanın verdiği haklı gururla, “Bodrum’un kışı daha güzel” diyenlerin neden bahsettiğini nihayet biliyorum. 💙

Bodrum’a kış gelince ben 🏃🏽

Gokce Devecioglu (@gukte) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

 

“Bodrum’un Kışı Daha Güzel” derken?

Öncelikle, tahmin ettiğimiz gibi; sezonun o en kalabalık, gürültülü, kornalı, cıstaklı halinin yerine; kışın en sessiz, en ıssız, en huzurlu halinden bahsediyorlarmış. İşin enteresan yanı, Bodrum’a taşındığınızda sizi ilk zorlayacak şeyin de tam olarak bu olması. Caddelerdeki köpek nüfusu insan nüfusunun beş katına denk geliyor; yer yer lambası bile yanmayan sokaklarda hiçbir yaşam belirtisi olmaması insanı ürkütüyor. 😳

Zamanla insan bu ıssızlığa alışmaya başlıyor. Aslında biraz da öğreniyor; örneğin Bodrum Merkez’de kışın hayat Marina tarafında toplanıyor. Kısa bir zaman içinde, şu yaz-kış açık olan mekanlar size evinizdeymişsiniz gibi hissettirmeye başlıyor; müdavim ruhu sizi de yakalıyor, etraftaki yüzler hep tanıdık oluyor. Yazın özleyeceğinizden korktuğunuz harika bir “biz bizeyiz işte” hissi geliyor. 😇

Mekan demişken; Bodrum’da kışın en nefis yanlarından biri de şömine veya soba başında kurulan rakı sofraları oluyor. Sahilde varillerin başında biralar içiliyor. Hep Bodrumlular kışın tadını çıkarmayı daha iyi biliyor diyorum ya; sıcak şaraplar, mangal partileri, publarda çerez olarak gelen kestaneler size Bodrum’u sıcacık hissettiriyor. 😊

o diil de, #bodrum da kış da başkaymış ki ❤️🍷 #sicaksarap

Gokce Devecioglu (@gukte) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bodrum’a taşınana kadar kışı sevememiş kaç kişiyiz?

“Bodrum’un kışı daha güzel” diyenlere içimden burun kıvırmamın bir diğer sebebi, Bodrum’a taşınana kadar kış denen mevsimi bir türlü sevemememdi. İstanbul’da yaşarken, hava grileştiği andan itibaren pozitif enerjimi kış uykusuna yatırıp, yine yazı bekleriz şarkısını söylemeye başlıyordum…

Bunu bilen arkadaşlarım beni Bodrum’un kışı konusunda çok sert uyarmışlardı. Bodrum’da doğal gaz olmaması, ısınma yöntemlerinin yetersiz kalması (şu yazıda bu konu hakkında kıştan kalma izlenimler var) bir yana; Bodrum’un gerçekten çok acayip bir sağanak yağmuru, bir de meşhur fırtınası vardı!

Nitekim, Bodrum’a taşınma hikayem biliyorsunuz (bilmiyorsanız şuradan okuyabiliyorsunuz) sel felaketi ile başladı! O gün bugündür her yağmur haberi aldığımızda “hangi meyhanede mahsur kalsak” heveslerine tutuluyorum. 😋 Demin İstanbul’un grisinden bahsetmiştim ya; yağmur sonrası Bodrum’un mavisinin-yeşilinin öyle gerçek ötesi bir tonu oluyor ki, fotoğraf filtreleri yanına bile yaklaşamaz galiba. Kasvetli koca koca beton yığınlarının grisinin yerini doğanın renkleri alınca, yağmuru bile sevmeye başladım ben burda! 😳

Rakı Terasından #BodrumBulutlarıBodrum bugün yağmurlu, fırtınalı, gri-lacivert; tam meyhanede mahsur kalmalık.☔

O zaman hikayenin başını kaçıranlar için gelsin: www.bodrumluculuk.com/bir-bodruma-tasinma-hikayesi

Böyle havaların ardından güneş açınca Bodrum sihirli bir yer oluyor, evet.

Bodrumluculuk tarafından gönderildi 17 Ocak 2016 Pazar

Havanın en kapalı olduğu günde bile güneşin arada çıkıp göz kırpması, her deniz-dağ manzarasını bir tabloya dönüştüren köpük köpük Bodrum bulutları, bahsetmeme gerek var mı bilmediğim gün doğumu-batımı manzaraları, lodosun ıslık sesi ve marinalardaki tekne direklerinin çınlaması, ara sokaklarda yürürken burnunuza gelen odun kokuları… Bodrum’da geçirdiğim ilk yıl itibarıyla, artık kış denince aklıma gelen şeyler bunlar olmaya başladı.

Bir de tabii, kışın denize girme ayrıcalığı. ⛅ Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart derken bahara bağlayarak, inat edip tüm kış boyunca her ay en az 2 gün denize girmeyi başardım. 🏆 Bodrum’un yazın şezlong kapmaca oynadığımız en güzel koylarının plajları benim, balık tutan birkaç amcanın, güneşte şımaran günübirlik köpeklerimin oldu. 😇 Sanırım huzur bunca yıldır kışın o Bodrum koylarında gizleniyordu!

Torba bomboş; bir ben, bir bana kahve yapan tatlış teyze, bir de köpekler 🙃

Gokce Devecioglu (@gukte) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bodrumluculuk, 2. Sezon…

Sonra, Bitez sahilindeki kışın kapalı olan mekanlar açılmaya başladı; önünden geçtiğimiz her yer bize “hello-merhaba-hoş geldiniz” der oldu. 😬 Tam “asıl siz hoş geldiniz” diyorduk, 19 Mayıs civarlarında, uzunca bir zaman sonra ilk kez Bodrum Merkez’e indiğimde, üzerime üzerime gelen insan yığınları beni resmen afallattı. 😳 İnsan birkaç ay önce inceden tırstığı ıssızlığa nasıl da çabuk alışıyormuş aslında…

Geçtiğimiz haftalar itibarıyla da, demin bahsettiğim şu “benim” olan koylarda müzikler açılıp, turistler şezlongları kapışınca; müdavimi olduğum mekanlarda yer bulamayıp, menülerdeki fiyatların ani yükselişine boş bakınca; kışın 5 dakikada gittiğimiz yol için “trafik olabilir” cümlesini kurunca, ve “bu daha sadece başlangıç, sen bayramda gör” cümlesini duyunca; Bodrumluların bunca zamandır neden bahsettiklerini nihayet anladım galiba. 😳

Tek bir farkla; Bodrumluların sık sık karşıma çıkan bir diğer sloganı olan “gelmesinler!” kısmına hiç katılmıyorum hala. Bu sezonun her zamanki sezonlar gibi olmayacağı malumumuz ama; mümkünse gelsinler, ortalık şenlensin, esnaf “bayramdan itibaren toparladık neyse ki” desin. Hatta biz de yaz boyunca “tatilci” gibi eğlenelim, “nasıl olsa elimin altında” diye üşenmeden her gün denize girelim. Canımız huzur istediğinde henüz popülerleşmemiş gizli koylarımıza, İstanbulluculuk istediğinde en hareketli “beach”lere gidelim. Yeter ki bütün yaz Bodrum’da olma ayrıcalığının hakkını verelim.

Su çok güzel gelsene

Biraz önce Bitez’de biraz yağmur yağdı, Bodrum’un yine güzelliği üzerinde. Bu hafta sonundan itibaren ise hava nihayet “Bodrum yazı” kıvamına geliyor. Bu benim taze Bodrumlu olarak Bodrum’da ilk yazım olacak; bünyede biraz heyecan var, uzadıkça uzayan gidilecek yerler – yapılacak şeyler listeleri var. Bodrum’da gerçekleşecek nefisler nefisi festivaller var; yılda 15 gün denize giren bir şehirliyken mümkün olmayan ama şimdi rahatlıkla başlayabileceğim birtakım su sporları var; Bodrum’da yaşamanın avantajıyla görülmesi gereken bir sürü Muğla cenneti var; karşımda Yunan Adaları var… Var da var! 🤗

Ve sanırım ilk kez bir haziran ayında “yaz çabucak bitecek, bitmesin, yalvarırım 🙏” paniğim yok. Artık biliyorum ki, Bodrum’un yazı da kışı da “daha güzel” kıyaslamasına girilemeyecek kadar başka; yılın yarısında başka bir yerde, diğer yarısında başka bir yerde yaşıyoruz adeta!

Ve kış gelince “Bodrum’da yaşamak”tan anladığımız “Bodrum” yine bizim olacak nasılsa… 💙

Herkese 34 plakalı araçlara sinirlenmeden geçireceği, musmutlu bir yaz diliyorum…

Gökçe Devecioğlu
Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Reklam yazarı. 7 yıldır Bodrum'da yaşıyor, Bodrum hakkında yazıyor. Müziğe, güneşe, kitaplara ve değişime inanıyor. Kahkaha desibeli yüksek insanları seviyor. Hayatı film sanıyor.