Bodrum’da Ev Arayan İstanbullu Halleri

Bodrum'a Yerleşme Rehberi

Sonunda zamanı geldi; büyük şehrinizdeki kocaman hayatınızı bırakıp, evinizi kapatıp, ciddi ciddi Bodrum’a taşınmaya karar verdiniz. Son bir haftayı internette ne kadar ilan varsa ezberleyip, favorileyerek geçirdiniz; ve nihayet Bodrum’da ev aramak üzere o uçağa bindiniz. ✈️

Günün birinde, bundan sonraki hayatınızın Bodrum’da geçeceğine emin olduğunuz o anda herhalde, kendi evinizi alacak olsanız bile ilk etapta mutlaka kiralık ev bakıyorsunuz. Haklısınız, çünkü Bodrum’da yaz-kış yaşamanın çok da bilgisayar ekranlarından göründüğü gibi olmadığının, adapte olması zor yanları da olduğunun farkındasınız. Doğalgaz yokmuşmuş, yağmuru-fırtınası sağlam oluyormuş, biraz ıssızmış demiyorsunuz; “Bodrum’a değer” sloganınızı patlatıyorsunuz. 😍

Sizi bekleyen çılgın ev arama serüveninde karşınıza çıkacakları henüz bilmiyorsunuz! 😳

“O kiralara ev bulamazsınız”

“Hayalinizdeki ev” olmasa bile, “hayallerinizin geçeceği ev”i bulmak üzere, üzerine küçük yıldızlar kondurduğunuz şu ilanları sıradan aramaya başlıyorsunuz. İlk birkaç telefon konuşması biraz hayal kırıklığı: “Yalnız evin içi bakımsızdır, ilandaki fotoğraflar eski”, “siz haritadaki konum işaretine bakmayın, o temsili” ve tabii bir emlak danışmanı klasiği: “Ha o dün tutuldu, elimde benzer bir ev daha var, ama fiyatı biraz daha yüksek tabii” 😕

Telefon ve internet başında geçen saatler sonunda, nihayet size olur gibi gelen bir evi görmek üzere randevu koparmayı başarıyorsunuz. Bizim emlakçılarımızı çok İstanbul’dakiler gibi düşünmeyin; Bodrumlu olma gereği biraz üşengeçlik de var. Siz heyecanla 5 dakika önce orada oldunuz ama sizi minimum yarım saat bekletiyorlar. Olsun. Neşeniz, hevesiniz tavan. 😇

Bodrum'da ev
Eskiçeşme’den

Sevgili emlak danışmanınız ile birlikte, sitenin girişine asılı duran kocaman “SAHİBİNDEN KİRALIK” tabelasının yanından geçerek eve giriyorsunuz. Nostaljik bir rutubet kokusu, duvarlarda boydan boya çatlaklar, biraz da küf var. Sevgili emlak danışmanınızın dediğine bakılırsa geçen gün epey yağmur yağdı, hepsi o kadar, normal bunlar. Biraz bakımsızdır, evet, ama bu fiyata ancak böyle evler var… 😳

“Bu fiyata” dedikleri şey, İstanbul’daki kiralar kadar!! Bodrum’un daha ucuz olacağını filan beklemediniz, buraya bilinçli geldiniz. Ama bakın, sanki bütçeniz gerçekten düşükmüş gibi, herkesin ağzında bir “o kiralara bulamazsınız” tekerlemesi. 😣 Ya biraz daha çıkacaksınız, ya beklentilerinizi indireceksiniz. Bodrum çok göç aldı, kiralar fırladı. Halbuki geçen sene bu bahsettiğiniz fiyata tam istediğiniz gibi ne evler vardı…

Bodrum’a Taşınacak Naif İstanbullu Beklentileri

Şimdi bu hikayeyi okuyunca, belki “beklenti” derken abartılı şeylerden bahsettiğimizi düşüneceksiniz. Halbuki Bodrum’a taşınma hayali kuran her naif İstanbullunun gözünde canlanan tatlı sahnelerden bahsediyorum…

Ne bileyim, mesela araca binmek zorunda kalmadan, biraz yürüyüş yaparak evinizden denize inebileceksiniz. 🏊 Veya minik bir bahçeniz olacak; öyle illa ekeyim biçeyim demiyorum, çiçekleri seviyorum. 😇 O da yoksa bir balkon olsa bari, yaz akşamlarında eşi dostu toplarım, mangal filan yaparız diye hayal etmiştim hani… 🙏 Tamam, denize de uzak olayım ama, bu bölge de çok bina binaymış, biraz fazla şehir gibi sanki? Ama AVM’e yakın hanımefendi!!!! Ben İstanbul’dan kaçıyorum, AVM filan istemiyorum ki? Hastane var ya, buralar çok değerlendi… 🙈

Aradığınız tek şey, size artık Bodrum’da yaşadığınızı ucundan kıyısından hissettirecek bir ev halbuki! 💙

Çünkü Bodrum’a taşınmak bunu gerektirir!

Hikayemizin temsili kahramanı, panaromik deniz manzaralarının filan peşinde değil; taş ev istiyorum, mandalina ağaçlarım nerede filan diye tutturmuyor. Bodrum’a aşırı haklı, aslına bakarsanız gayet de mütevazı “naif İstanbullu” beklentileriyle geliyor.

Gel gör ki, bir de madalyonun öbür tarafı var tabii. Mesela, bir İstanbullu klasiği olarak: “ev güzel ama, buraya benim eşyalarım sığmaz ki!”. Bodrum’da evler küçük, o kızı unutacaksınız. Salonunuzdaki dev yemek odası takımının, kocaman kışlık koltuklarınızın, hatta büfenizin bile Bodrum’a gelmesini istiyorsanız; belki de rakamları ikiye katlayıp dubleks evlere bakmalısınız. Emektar mobilyalarınızı atmak istemiyorsunuz tabii, ama buradaki yazlık tipi evlere de yakışmayacak ki; bir depo filan tutarsınız belki? 😳

Bir de bakmışsınız, ne olduğunu anlayamadan sadece hayalinizdeki sahneleri değil, eşyalarınızı da gözden çıkarmış; deniz kenarına yürüyerek inebileceğinizi umarken eve sipariş getiren en yakın bakkal çakkalın telefon numarasını almış; üç klima-bir termosifon da alınca bu eve girmenin size kaça patlayacağını hesaplamaya başlamışsınız! 😳

Bir de bakmışsınız, “Kumbahçe’de bakımlı cici evler varmış, hem merkezi hem denizi de güzel” diye başladığınız serüvende çoktaan E5’in (Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne hala E5 diyorum, evet 😝) üzerine çıkmış, her geçen gün daha da tepeye tırmanmaktasınız… İşin acayip yanı, ayırdığınız bütçenin de tırmanmasına razı olmuş, yine de şöyle bir bakıp “BODRUM’A TAŞINDIK!” sevinç çığlıkları atabileceğiniz o evi bulamamışsınız. 😔

Bodrum'da ev
Kos’taki aşırı aşık olduğum ev

Uzun zamandır Bodrum’a taşınma hayali kuran naif İstanbullu, Bodrum’daki ilk ev arama serüveninin meşakkatli yollarında savrulurken; neden buraya taşınmak istediğini, o uçağa atlarken hangi sahnecikleri hayal ettiğini de unutuyor tabii. Bodrum’da yaşamak başka bir şey, “Bodrum hepsine değer” belki; ama kabul edelim “ev” dediğimiz yer hepimiz için, her şeyden önemli. Hiçbir kriterinize uymasa bile, içine girdiğiniz anda “ben burada mutlu olurum” dediğiniz o ev karşınıza çıksa, rutubetlere bir çözüm bulunur illa ki…

Siz biraz hayal kırıklığı, biraz şaşkınlık, biraz “Bodrum’da ev yok” rivayetinin gerçek çıktığı paranoyası, ve o son acımasız emlakçının bile içinizden söküp atamadığı tatlı hevesinizle ev bakmaya devam ediyorsunuz. ☺️ Mart geldi, sezon kapıda, fiyatlar diklemesine yükselişe geçti geçiyor, zamanınız daralıyor; ama elbet bulacaksınız…

Bodrum’da çok mutlu olacak; o mangalı da yakacaksınız!

Bodrum’da Ev Arama Günlüğü, vol.2

Biz yine yeniden şu “rakı balkonu” dediğim şeyin peşine düşmüş, birkaç gündür tüm bu çılgınlıklara karşı gardımızı almış, aileme ev bakıyoruz. 😌

Bodrum’da bir buçuk yıldır yaşıyor olmamın, şu an oturduğum evi yaklaşık iki ay aramış olmamın (Bodrum’da Ev Arama Günlüğü serisini ihtiyacı olanlar aşağıya bırakıyorum, içinden ev bakanlara faydası olacak tecrübeler mutlaka çıkar), ve tabii bu blog vesilesiyle sayısız insanın ev arama sürecine şahit olmanın verdiği yetkiye dayanarak, gezdiğimiz her evden sonra biraz halleniyorum; bol bol ukalalık yapıyorum. 😳 Aileme bir yandan “İstanbullu” kafasıyla düşünmemelerini öğütlerken, bir yandan da o “Bodrum’a taşınma hayali kuran naif İstanbullu” psikolojisini korumaya çalışıyorum; kimse Bodrum’da yaşamak denince kurduğu naif hayallerden ödün vermesin istiyorum. 😇

Şu an ev arama sürecimizdeki 4. günün yorgunluğuna rağmen size de aynısını yapmanızı tavsiye ediyorum. Pes etmeyin, paniklemeyin, kulak asmayın, tutturmayın, acele etmeyin, aramaya devam edin. Bir büyük şehirli olarak uçağa birlikte bindiğiniz kriterlerinizin bir kısmından ödün verin, sizin için en önemli olan şeyleri seçin.

Bodrum’da yaşamak” denince gözünüzde canlanan ilk sahne hangisiyse size onu sağlayacak evin peşinden gidin.

Ve Bodrum’daki ilk evinizde yapacağınız o ilk rakıda, mavi hayaller kuran tüm masum şehirlilere için! 🍻

Şu sıralar Bodrum’da ev arama serüveninin içinde olan herkese İstanbullu sabrı diliyorum… ☺️

Gökçe Devecioğlu
Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Onedio'da 'komikli' reklamlar yazıyor. Müziğe, güneşe, kitaplara ve değişime inanıyor. Kahkaha desibeli yüksek insanları seviyor. Hayatı film sanıyor.