Bodrum’da Kış Birlikte Güzel!

Bir Bodrum'a Taşınma Hikayesi
Gökçe Devecioğlu
Bodrumluculuk

Bodrum’a yerleşmemden yıllaar yıllar önce, üniversitedeki ve hayattaki en yakın dostlarımdan biri, karşısına çıkan tatlı bir iş teklifini “küçük sahil kasabası” hayalleri için fırsat bilmiş; Bitez’de yepyeni bir hayata başlamıştı. Şu anki evimin balkonundan karşımdaki koya baktığımda görebildiğim, Bitez İskele Cafe’nin arkasında kalan sitelerden birinde; istisnasız her gün batımında manzarasına dalıp, “iyi ki Bodrum’a taşındım!” diye defalarca şükrettiği bir evde. 💛

Bazı akşamlar, eve dönmeden önce Bodrum Kalesi’ne karşı bir iş çıkışı birası patlatmak için, tek başına bile olsa mutlaka sahile indiğini hatırlıyorum. Yeni hayatı hakkında ne kadar heyecanlı olduğunu anlatırken, telefonun diğer ucunda, ona eşlik ediyordum. 😇

Bodrum'da Kış
Yıllarca karşısına geçip bir gün burada yaşama hayalini kurduğumuz manzara

Yeni evinde, yeni işinde, yeni hayatında her şey yolunda gittiği halde; 6 ay kadar kısa bir zaman sonra, çok büyük heveslerle geldiği Bodrum’dan dönme kararı aldı. Önce memleketi olan İzmir’e, sonra gerisingeriye İstanbul’a taşındı. Aradan çok uzun zaman, hayatından bir sürü şehir geçti; ama Bodrum’dan dönme sebebini açıkladığı o tek cümle aklımdan hiç çıkmadı: “Her yer insanla güzel.” Yanında o gün batımını paylaşacak birileri, iş çıkışı birasına oturacak dostları, birlikte Bodrum’un tadını tepe tepe çıkaracağı ufak bir tayfası olmayınca; kolilere sığdıramadığı o kocaman heyecanı yerini daha da büyük bir hayal kırıklığına bırakmıştı. 😕

Yıllar sonra, aynı gün batımına bakan bir eve taşınmak üzereyken, benim de korkum tam olarak buydu. Kış gelip, yazın her köşeyi kıpır kıpır yapan o kalabalık gittikten sonra; Bodrum Kalesi’yle baş başa kaldığım akşamlar, tanıdığım pek de insanın olmadığı bu yarımadada kendimi yalnız hissetmeye başlamak. 😕 Sanırım Bodrum’a çoluklu çocuklu ailesiyle yerleşenler bile aynı korkuyu biraz olsun duymuştur. Bodrum’a kiminle gelirseniz gelin, herkesinizi getiremiyorsunuz; aklınızın en yakın arkadaşlarınızda, hafta sonu buluştuğunuz tayfanızda kalmasına engel olamıyorsunuz. Bir cuma akşamı internette ansızın karşınıza çıkan, İstanbul’un en sevdiğiniz mekanlarından birindeki konserin haberi karşısında gözünüzün dalmasına engel olamıyor; eski evinizin bakkal amcasını bile özleme eğiliminde olduğunuzu fark ettiğinizde panikliyorsunuz. 😳

Hayat dışarıda!

Hal böyle olunca, içimdeki İstanbul’u özlediğini bas bas bağıran sesleri bastırmak adına, her gece dışarı çıkmaya başladım. 🍺 Kiminle tanıştıysam onunla buluştum, tek başıma bile olsam gördüğüm her etkinliğe koştum; hayatıma ucundan kıyısından eklediğim her yeni insanda mutluluktan havalara uçtum! Sokaktaki yabancı yüzler yerini küçük tebessüm selamlaşmalarına devrettiğinde, uğradığım mekanların her birinde birkaç tanıdık görür hale geldiğimde “BEN DE BODRUMLU OLUYORUM!!” diye sevinç çığlıkları atar olmuştum! 🤗

Pazar günleri hava güneşliyse tanıdığınız herkesle Moonlight civarında karşılaşabilirsiniz!

Şanslıydım, çünkü Bodrum’da aradığı sosyal ortamı bulamayan arkadaşımın aksine, yeni hayatıma olabilecek en doğru zamanlarda taşınmıştım. Kentsel dönüşüm çılgınlığından nasibini almış birçok genç Bodrum aşığı, aşağı yukarı aynı zamanlarda, aynı yerlerden Bodrum’a göç etmiş sayılmıştık. Burada hepimiz yeni bir hayat kurma aşamasında olduğumuz, her birimiz yeni arkadaşlar edinmenin zor olacağından korktuğumuz ve tüm çekingenliğimize rağmen bunun için yanıp tutuştuğumuz için, konu sosyal hayat olduğunda İstanbul’daki versiyonlarımıza kıyasla çok daha açıktık. 😊

Dışarı çıktık. Birbirimizi bulduk, birbirimizi yeni arkadaşlarımız ilan ettik, birlikte eğlenmeye gittik, birbirimize destek olduk. Ben Bodrum’da gözüme kestirdiğim tüm etkinlikleri bu blogdan paylaşır oldum; her etkinliği hayata karışma bahanesi bildik, her birinde yeni birileriyle tanışıp kaynaştık. 🤗

Bodrum’da ilk yılı devirdiğimizde kışın hiçbir şey yok, sıkıntıdan kafaları yersin” diyenlere çoktan kafa tutmaya başlamıştık!

Bodrum’da İlk Kışını Geçirenlere Tavsiyeler, vol.2

Tüm bunlar olurken; yalnız kaldığı, arkadaşlarını özlediği için hiç istemediği halde geldiği büyükşehre dönmeyi seçen insanların son derece samimi, içten mesajları mesaj kutumdan hiç eksik olmadı. 😔 Çoğunun ortak noktası, zaten “kafa dinlemek” için geldikleri Bodrum’da, dışarıda yaz-kış hayat olduğu halde kendilerini eve kapamalarıydı.

Bodrum insanın kendine dönmesi için muazzam bir yer olsa da, benim buraya yeni taşınanlar için en önemli tavsiyem, dışarı çıkmaları. Her şeyden önce, Bodrum’a Bodrum’u yaşamaya geldiğimiz için. Bu konu açıldığında herkese, geçen kış aylarca evden pek çıkmadıktan sonra bizimle Karaada Festivali’ne katılan arkadaşımın annesinin, günün sonunda ağzı kulaklarına varmış bir şekilde “vay be, meğer biz Bodrum’da yaşıyormuşuz!” deyişini anlatıyorum. 😌

Dışarı çıkmaya başladığınızda ister istemez yeni insanlar edineceğinizi, yeni insanlar edindikçe burada yeni bir hayat kurduğunuzu nihayet hissedeceğinizi defalarca hatırlatmak istiyorum. 😇 Zevkinize-renginize uygun etkinliklerde en kafa insanları bir arada bulabilirsiniz, yeni bir hobi edinmek için gittiğiniz kursta aynı ilgi alanlarına sahip arkadaşlar edinebilirsiniz, Bodrum’un sanattan spora birbirinden tatlı kulüplerine katılabilirsiniz, müdavimcilik yordamıyla kaynaşabilirsiniz, en azından komşuculuk oynayabilirsiniz. Tüm bunlara üşenmediğinizde; Bodrum’un birlikte uzun masalar kurduğunuzda, bahçelerde toplaşıp mangallar yaktığınızda, hafta sonları hep beraber kamp yapmaya gittiğinizde, kışın ortasında tekneye çıktığınızda daha güzel olduğunu fark edeceksiniz. 🤗

Gün batımı birlikte güzel!

Bodrum birlikte güzel!

Başa dönersek; ne ısınmak bilmeyen evlerinden ne en sarı örümceklerinden, en çok ve sadece yalnız hissetme riskimden korkarak yerleştiğim Bodrum’da, İstanbul’a kıyasla çok daha aktif bir sosyal hayatım olmasının şaşkınlığını bugün hala yaşıyorum. 😇 Aynı durumu dile getiren çok fazla tanıdığım olduğu için, Bodrum’a yeni yerleşenlere “kışını daha bile çok seveceksiniz, biz bize kaldık diye sevineceksiniz” diyebiliyorum.

Peki eski şehrinizde bıraktığınız arkadaşlarınızı özlemeleri bitirebilecek misiniz? Kötü haber; her zaman en az şu anki kadar çok özleyeceksiniz. Ama Bodrum’da yaşadıkça mesafeler kısalmaya başlayacak; onları her özlediğinizde az önce karşınıza çıkan şu konsere bilet alıvereceksiniz. 🤗 Spoiler vermek gibi olmasın ama, yaz geldiğinde zaten hepsi birer birer Bodrum’a gelecek, bu kez deniz kenarındaki konserlerde-festivallerde zıplayacak, üç günlük tatillerinde İstanbul’da yapamadığınız kadar nefis zaman geçireceksiniz. 😎

İyi haber: Tercih etmediğiniz sürece, Bodrum’da asla yalnız kalmayacaksınız. Ona aşık olan insanların huyunun suyunun benzeşmesinden mi, küçük yerin birleştirici gücünden mi bilinmez ama; Bodrum’da başka türlü bir “samimiyet” olduğuna inanmaya başlayacaksınız.

Bu kadarcık zamanda, “bu yaştan sonra!” dediğiniz yaşınızda, sanki yıllardır birlikteymişçesine samimi olduğunuz yeni dostlar edindiğiniz için Bodrum’a da, yeni bir hayat kurma cesaretinize de gün batımlarında sık sık şükredeceksiniz. Bodrum’da yaşamanın tadını çıkarmaya başladığınızı ise, yepyeni kalabalık anılar biriktirdikçe hissedeceksiniz. ❤️

Yeni bir yere taşınmak, yeni bir hayat için sadece ilk adım. Ve her yer gerçekten insanla güzel.

Bodrum’u -sanki mümkünmüş gibi!- daha da güzel yapan tüm sıcacık, samimi insanlara kocaman sevgiler. Bodrum birlikte güzel.🎈

Gökçe Devecioğlu
Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Onedio'da 'komikli' reklamlar yazıyor. Müziğe, güneşe, kitaplara ve değişime inanıyor. Kahkaha desibeli yüksek insanları seviyor. Hayatı film sanıyor.